Altını değiştirdim, karnı tok. Daha 1 aylık ve o kadar çok ağlıyor ki! Acaba gazı mı var. Her şeyi deniyorum bir türlü susmuyor. En sonuna mememde yorgunluktan ikimizde uyuya kalıyoruz.
Anne bebek seminerlerimden birinde eğitime şöyle bir soruyla başladım: “Bebeğiniz ağladığında sizin içinizde nasıl bir duygu uyanıyor?” Kimi anne içinde oluşan hissin bebeğini hemen susturmak olduğunu söylerken bu duygunun altında ‘iyi bir anne olamama’, ‘bebeğin ağlamalar sonucu tıkanıp öleceği korkusu’, ‘annenin içinde büyüyen panik duygusu’, ‘öfke, bebeğine vurma isteği’ gibi birçok içsel diyalogla karşılaştık. Bu diyalogları duyabilmek gerçekten cesaret istiyor. Kolay olanı bunları kapalı bir kutuda saklayıp bebeğimin her istenmeyen davranışının altında bir hastalık, bir problem arayıp ya genleri ya da eşimin ailesini suçlamak. Kolay olanı içimde yaşadığım duygularla baş etmek adına bir sigara yakıp, bebeğimin ağzına da bir emzik sıkıştırmak. Ben de geçmedim mi böyle diyaloglardan. Her ağladığında sussun diye ağzına meme koyduğum, içimdeki panik hissini susturmak adına buzdolabına dadandığım günler olmadı mı geçmişte.
“Bebeğim ağlarken içimde onu sarsma, fırlatma isteği oluşuyor ve bunu şimdi size söylerken oluşan suçluluk duygumla ne yapacağımı bilemiyorum” diyen cesur annelerin gözyaşlarını dinlerken kendi yaralarımı nasıl sarıp sarmaladığımı düşünüyorum bugünlerde. Bu duygular belki size öfkelenen, sizi sarsan bir ebeveynden geliyor, belki de hiçbir fikriniz yok geçmişe dair. Zaten zihnin bu sorulara cevap bulması değil önemli olan. İçsel acılarımı, öfkelerimi fark ettiğimde, kendi ağlamalarıma izin verebilmekten geçiyor esas değişim. Kendimi susturmadan, oyalamadan, gerçekten kendimle baş başa kalıp gözyaşlarımın akmasını izlemek o anda tek yapmam gereken. Hele yanımda beni yargılamadan dinlediğini hissettiğim bir çift göz bana sevgiyle baktığında yıllardır anlaşılmayı bekleyen içimdeki küçük çocuğun hıçkırıklarını bile duyabilirim.
Belki böyle biri yok yanınızda sizi sevgiyle dinleyen, ağladığınızda sadece elinizi tutup “yanımda güvendesin, istediğin kadar ağlayabilirsin” diyen. Öyleyse bu yazıyı okurken buradaki sözcüklerin sizin içinizdeki ufaklığı dinleyen, ona sarılan, onun içindeki acıyı anlayan bir çift göz olduğunu hayal edin. Ve bırakın dökülsün gözyaşları dilediğince. İçinizdeki çocuk acısını gözyaşları ile dile döktüğünde yaşadığınız rahatlamayı tüm vücudunuzda hissedin sonra. Bunu yapabildiğinizde artık ağlayan bebeğinizi susturmak için içinizde oluşan panik hali kendini sonsuz bir rahatlamaya bırakacak. Bu sakinlik duygusu bebeğinizi ağladığında kucağınıza alıp ona ‘biliyorum bitanem, yepyeni bir yaşama adapte olmak çok zor. Rahmimdeki rahatlık burada yok artık. Nefes almak, meme emdikten sonra oluşan gaz duygusuyla başa çıkmak, her şey senin için yepyeni bir yolculuk. Ağlayabilirsin kollarımda. Ben senin yanındayım. Seni seviyorum küçük bebeğim’ sözlerini sakince söylemenize yardımcı olacak çoğu zaman. Ve aynı sizin size sevgiyle bakan bir çift gözün karşısında ağlayıp rahatladığınız gibi bebeğinizde ağlayıp, sizin sakin duygu ve sözlerinizin yardımıyla da rahatlayıp, sakinleşip, size ‘sağol anne’ der gibi bakmaya başlayacak ardından.
Kimimiz zor bir bebeklik geçirdik, kimimiz kolay, kimimiz dedik ki kendi kendimize “ben farklı bir anne olacağım”. Ancak bebeğimizin ağladığı, uyumadığı, öfke nöbeti geçirdiği dönemlerde öyle şeyler yaşayıp, öyle şeyler söylüyoruz ki bazen, arkadan gelen suçluluk duygusu ile baş etmek çok zor oluyor. Kendimize biraz sevgi vermenin zamanıdır şimdi. İçimizde oluşan otomatik duygular, ister öfke, ister oyalama, ister panik duygusu olsun başlangıcı geçmiş zamanlarda bir yerlerde saklı. Bebeğimizin ağlamalarına izin veren annelik, kendi içimizdeki çocuğun hıçkırıklarını duymakla başlıyor önce
Menü
- aaa
- algoritmalar
- Ana Haber
- Arama Botlarını Çağırma
- Arama Motorları
- arı
- Aşk-ı memnu
- Bebek
- Behlül kaçarrrr
- bel inceltme
- beyin
- Bihter
- bit
- Canım Ailem 12 mayıs izle
- Canım Ailem 12.05.2010 izle
- Canım Ailem 59. bölüm
- Canım Ailem 59. bölümü izle
- Canım Ailem 59.bölüm izle
- Canım Ailem atv
- Canım Ailem canlı izle
- çay
- Çocuk
- deniz baykal video
- Deniz Yıldızı fox izle
- Deniz Yıldızı son bölümünü izle
- Deniz Yıldızı yeni bölüm izle
- Deniz Yıldızı yeni bölümü izle
- Diyet
- Dizi
- Eğitim
- El işi
- Felç yapan 10 sebep
- gdo
- Genel
- gmail sorunu
- google nasıl indexler
- Güzelleştirici yiyecekler
- Güzellik
- heron
- hız sınırı
- İnternet
- iphone 4
- kadınlar ne iste
- KEMİKLERİ GÜÇLENDİRMEK
- kpss başvuruları
- lys 5.oturum
- lys sonuçları
- Magazin
- MEHMET ÖZ
- metallica
- Moda
- otoyol
- Piramitler
- pire
- Piyasalarda artık
- portatif
- reflü
- roketforum.com
- Ruh eşi
- Sağlık
- Sakarya Fırat 12 Mayıs izle
- Sakarya Fırat 12.05.2010 izle
- Sakarya Fırat 21. bölümü izle
- Sakarya Fırat 21.bölüm izle
- sakarya fırat canlı izle
- Sakarya Fırat dizisi izle
- sbs sonuçları
- sivrisinek
- sorgulama
- spor
- şişme
- taşınabilir
- Tatil
- tc kimlik numarası
- Teknoloji
- Türk insansız hava uçağı
- usb
- usb itch remover
- üslü ifadeler
- Yaprak Dökümü yayınlanan son bölümü izle
- Yaprak Dökümü yeni bölüm izle
- Yaprak Dökümü yeni bölümü izle
- Yaprak Dökümü yeni bölümünü izle
- Yemek
- yengeç
- yeşil salata
- youtube giriş
- ZAYIFLAMA GARANTİSİ
Bu bebek neden bu kadar çok ağlıyor haber sitem
Gebelik Okulu”nda ders zili çalıyor haber sitem
Gebelerin bu süreci sağlıklı geçirmelerini sağlamak, karşılaşabilecekleri sorunlarla ilgili bilgilendirmek, onları sağlıklı bir doğuma hazırlamak ve bebek bakımıyla ilgili ilk bilgileri vermek amacıyla açılan Gebelik Okulu’nda dersler, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları, anestezi uzmanı hekimler, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları, psikolog, psikiyatrist ve bebek hemşireleri tarafından verilecek.
Gebelik Okulu’nda anne adaylarına
? gebelik döneminde yapılması gerekenler,
? doğum sancıları sırasında kullanılabilecek temel teknikler,
? doğum öncesi ve sonrası egzersizler,
? yeni doğan bebeklerin bakımı
? bebek bakımı,
? doğum anestezisi,
? emzirme programı,
? emzirme döneminde beslenme,
? gebelikte psikolojik değişimler ve baş etme
? gebelik döneminde karşılaşılabilecek sorunlar
eğitici kurslar ve fiziksel egzersizler yardımıyla öğretilecek.
Sağlıklı bir gebeliğin ilk şartının gebelik öncesi hazırlık dönemi olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli; “Bir anne adayı için kuşkusuz en önemli şey sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek. Bunun yolu da sağlıklı bir beslenmeden, gereken testlerin ve kontrollerin zamanında yapılmasından ve engellenebilecek tüm risklerin ortadan kaldırılmasından geçiyor. Gebelik Okulu’nda gebelik süreci ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar anlatılıyor. Böylelikle anne adaylarının hamileliğe adapte olması, doğum ve bebek bakımı konusunda yanlış bilgilere sahip olmaması sağlanıyor” dedi.
Alanında uzman hekimlerin vereceği dersler ve özellikle fizik tedavi uzmanlarının eşlik edeceği aktif egzersiz programları, anne adaylarının sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmesinde çok yararlı olacak.
Anne ve baba adayları, Gebelik Okulu ile ilgili ayrıntılı bilgiye 44 44 276 no’lu telefonundan ulaşabilir ve kayıt yaptırabilir.
Havuz, Çocuk ve Dezenfeksiyon haber sitem
Kimya mühendisi Said Güllüoğlu, hazırladığı ‘Havuz, Çocuk ve Dezenfeksiyon’ adlı, içinde yüzme havuzlarından kaynaklanabilecek sağlık problemleri, havuz kimyasallarının özellikle küçük çocuklar üzerindeki etkisi, yüzücülerin uyması gereken hijyen kuralları ve Sağlık Bakanlığı denetimleri hakkında açıklayıcı bilgeler bulunan kitabını tanıttı.
World of Wonders Bodrum Resort Otel’deki kitap tanıtımına kimya mühendisi Said Güllüoğlu'nun yanı sıra katkıda bulunan çevre yüksek mühendisi Kıvanç Kasal ve bir poliklinikte görevli Dr. Metin Oktay Subaşı da katıldı. Güllüoğlu, yerli ve yabancı tatilcilerin de izlediği havuz başındaki bilgilendirme toplantısında, yeterince dezenfekte edilmemiş havuz sularında 28 çeşit bakteri, virüs ve parazit bulunduğunu vurguladı. Güllüoğlu şunları kaydetti: “Ülkemize gelen 20 milyondan fazla yabancı turist ve 30 milyonluk iç turizm hareketiyle birlikte 50 milyon kişinin havuz suları ile temas ettiği tahmin ediliyor. Ülkemizdeki havuzların yüzde 90’ında çok iyi bir dezenfeksiyon ve filtrasyon sistemi olduğunu kabul etsek dahi, kalan yüzde 10’luk bölümün 5 milyon insanın hastalanmasına sebep olabilecek etmenler barındırdığı görülmektedir. Kullanılan havuzların suyunun şeffaf, kokusuz, seramik üstleri, derz araları ve savak bölgelerinin temiz ve mutlaka bir panoda klor, ph ve sıcaklık değerleri yazılı olmalıdır. Dezenfeksiyon için kullanılan en önemli yöntem halihazırda klordur. Bunun yanında kullanılabilecek farklı dezenfeksiyon sistemleri de mevcuttur. Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından havuzlarla ilgili olarak biri 2008, diğeri de 2010 yılında olmak üzere 2 ayrı genelge yayınlanmıştır. Bu genelgelerde havuzlarda yapılması gereken ölçümler ve ölçüm aralıkları belirtilmiştir. Ancak, genel sorunumuz olan, kontrol sorunu burada da kronik olarak karşımıza çıkmaktadır. İşletmecilerin kendi müşterilerinin sağlığı için yetkili birimlerin denetimlerini beklemeden, havuz kontrollerini yaptırmaları gerekir. Havuzun dezenfekte edilmesi için pahalı kimyasallar kullanmaya gerek yoktur. Önemli olan doğru şekilde dezenfekte etmektir.” Dr. Metin Oktay Subaşı ise, havuzların yeterince dezenfekte edilmemesinin birçok soruna yol açabileceğini söyledi.
Dr. Subaşı, “Havuzların yeterince dezenfekte edilmemesi halinde bulaşabilecek hastalıklar, göz, deri, sindirim sistemi rahatsızlıkları ile çeşitlenebilecek bir yelpaze oluşturmaktadır. Havuza girerken mutlaka öncesinde duş almak, havuz içerisinde hijyen kurallarına uymak gerekir. 3 yaşından küçük, tuvalet eğitimini tamamlamamış bir çocuk için özel mayo ve yüzmeye uygun hijyenik bezler kullanılmalıdır. Bebekten gelecek 1 gram dışkı bile havuzun tamamına çeşitli bakteri ve parazitleri bulaştırmaya yetecek miktardadır” dedi.
Bebek sahibi olmak istiyorsanız, bunları yapın HABER SİTEM
Çocuk sahibi olmak en keyifli,en zor ve vazgeçilmez bir sanattır. İnsanın gerçekten kendini başka bir boyutta hissettiği bir döneme girmek isteyen bazı kadınlar hiçbir sıkıntı yaşamadan kolayca hamile kalır. Kimileri içinse hamile kalmak , zahmetli ve sıkıntılı bir dizi yöntem ,prosedür ve test anlamına gelebilir.Siz de çocuk sahibi olmaya karar veren çiftlerdenseniz işte öneriler…
Sık Sık Cinsel İlişkiye Girin
Bu , üzerinde durmaya gerek olmayan bir şeymiş gibi görünebilir ama özellikle heyecanlı çiftler için en sık gözden kaçırılan konudur. Cinsel ilişki sıklığı açısından normal ya da anormal diye bir sınıflama yapmak doğru değildir. Önemli olan ilişki sayısının az ya da çokluğu değil yeterliliğidir. Bunun için uzmanlar tarafından tavsiye edilen sayı haftada 3 ilişkidir. Ama yumurtlama döneminizi bilmiyorsanız ya da adet kanamalarınız düzensiz oluyorsa, her gün seks yapmak eninde sonunda işe yarayacaktır.
Yumurtlama döneminizi belirleyin
Adet kanamaları 28 günde bir , düzenli geçiren kadınlar için yumurtlama tarihi adet başlangıcından 14 gün sonradır. Kadının en fertil (gebeliğe en elverişli) günleri yumurtlamanın olduğu gün ve bundan önceki üç gündür. Eğer bu döneminizi düzenli geçirmiyorsanız hamilelik şansını arttıran yumurtlama zamanınızı tespit etmek için yumurtlama araçlarından biri olan tükürükten ovulasyon testinden yararlanabilirsiniz. Test, istenildiği zaman ve her yerde kullanılabilme pratiği sağlıyor, sınırsız kullanım özelliğiyle de ekonomik bir tercih nedenidir.
Vücut ısınınızı kontrol ederek de yumurtlama zamanınızı tespit edebilirsiniz.Normal vücut ısınız yumurtlamadan 24 saat önce yarım derece düşer , yumurtladıktan sonra tekrar normale döner. Yalnız dikkat etmeniz gereken bir nokta var vücut ısısı hastalıklar yüzünden de düşebilir. Bu yüzden sadece bu tekniğe güvenmekten kaçının.
Yumurtlamadan önce daha çok seks yapın
Yumurtlamanın (ovulasyonun) olduğu günlerde girilecek olan ilişkide, hamile kalma olasılığını artmaktadır.Hormonlarınızı tavana vurduğu gün ve sonraki 2 gün boyunca bol bol seks yapın.Sperm uterusun içinde 24 saatten 48 saate kadar yaşayabilir. Yani , yumurtlama başlamadan önce orada hazır bulunan spermin yumurtayla birleşmesi için yeteri kadar zamanı vardır.
Stresten Uzak Durun
Uzmanlar tarafından verilen bilgiye göre, stres salgı bezlerini etkilemektedir ve bu şekilde hormonların salınımında problem oluşmaktadır. Bu durumda yumurta oluşumu-gelişimi veya yumurtlama gibi hormonların etkisiyle olan olaylarda olumsuzluklar olabilir. Çalışma saatlerinin uzaması, trafik stresinin yaşanması gibi koşullar yorgunluk olarak geri dönmektedir. Yorgunluk da cinsel arzuyu ve cinselliğe ayrılan süreyi azaltmaktadır.Bu nedenlerden dolayı bebek isteyen çiftler stresten uzak durmalılar.
Beslenme çok önemli
Uzmanlara göre,gebeliğe hazırlanan kadınların içeriğinde dioksin bulunan gıdalardan kaçınması gerekir. Dioksin, kırmızı et, tavuk, balık ve yumurtada bulunmaktadır. Bunların hepsinin beslenme programından çıkartılmasını gerekiyor. Çünkü bu kez de yine kısırlığa neden olan D vitamini eksikliği ortaya çıkabileceği uzmanlar tarafından belirtiliyor. Ama nedensiz kısırlık sorunu yaşayan çiftlere, üç ay önceden özellikle bir diyet programı öneriliyor. Yani yalnızca kadınların değil, erkeklerin de bir beslenme programı uygulaması gerekiyor.
Hamileliğe hazırlanırken uzmanlar tarafından daha çok sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet programı öneriliyor, ama bu program tamamen vejetaryen bir program değil. Çünkü bu besinleri hayatımızdan çıkarıp yalnızca sebze-meyve ile beslenmek de sağlıksız beslenmek anlamına gelmektedir. Bu besinler uygulanması önerilen beslenme programından çıkartılırken, onların yerine geçecek bir takım vitamin takviyeleri gerekli görülmektedir. Bu besinlerin yerine bebek isteyen çiftlerin neler yemeleri gerektiği uzmanlar tarafından belirlenmektedir.
Kendinize zaman verin
Yumurtlamayla ilgili yaşadığınız problemlerin çözüme kavuşması ve vücudunuzun hamileliğe hazırlanması biraz zaman alabilir. Bu konuda sakın yalnız olduğunuzu düşünmeyin.Sakin olun ve bekleyin. Yapılan araştırmalara göre bebek sahibi olmak isteyen birçok kişinin hamile kalması yaklaşık 6 ay kadar sürüyor ve aralarından sadece %85 ‘i o yıl içinde bebek sahibi oluyor.