Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden (CNRS) Fabienne Aujard ve ekibinin yaptığı araştırma, üzüm, yer fıstığı, dut, yaban mersini gibi besinlerde bulunan "doğal ilaç" resveratrolün ilk kez lemurlerde kilo alımını azalttığını gösterdi.
8-10 yıl yaşayan lemurlerin yiyeceğine günde 200 mg resveratrol ekleyen bilim adamları, bu primatların vücut ısısını, kilosunu ve dinlenme halindeki metabolizma hızını düzenli olarak ölçtü. 4 hafta sonra lemurlerin yüzde 13 daha az beslendiği ve dinlenme halindeki metabolizma hızının yüzde 29 arttığı belirlendi.
Çiftleşme döneminden önce maksimum enerji depolamak için doğal yağlanma eğilimi gösterdikleri dönemde resveratrolün kilo alımını yavaşlattığını da belirten bilim adamları, bu etkinin kemirgenlerde görülmediğini ve primatlara özgü olabileceğini vurguladı.
Primatlarda metabolizma ile vücut kitle endeksinin kontrolü konusunda yeni bilgiler sağlayan, insanda obezitenin daha iyi anlaşılmasına ışık tutacak araştırmanın sonuçları "BMC Physiology" dergisinde yayımlandı.
Bilim adamları on yıl kadar önce resveratrolün meyve sineklerinde yaşam süresini uzattığını gösteren bulgular elde etti. Aynı bulgular daha sonra solucanlarda da gözlendi. Kısa zaman önce fareler üzerinde yapılan araştırmalar da resveratrol verilen farelerin yaşam süresinin uzadığını ve kilo alımının azaldığını ortaya koydu.
Menü
- aaa
- algoritmalar
- Ana Haber
- Arama Botlarını Çağırma
- Arama Motorları
- arı
- Aşk-ı memnu
- Bebek
- Behlül kaçarrrr
- bel inceltme
- beyin
- Bihter
- bit
- Canım Ailem 12 mayıs izle
- Canım Ailem 12.05.2010 izle
- Canım Ailem 59. bölüm
- Canım Ailem 59. bölümü izle
- Canım Ailem 59.bölüm izle
- Canım Ailem atv
- Canım Ailem canlı izle
- çay
- Çocuk
- deniz baykal video
- Deniz Yıldızı fox izle
- Deniz Yıldızı son bölümünü izle
- Deniz Yıldızı yeni bölüm izle
- Deniz Yıldızı yeni bölümü izle
- Diyet
- Dizi
- Eğitim
- El işi
- Felç yapan 10 sebep
- gdo
- Genel
- gmail sorunu
- google nasıl indexler
- Güzelleştirici yiyecekler
- Güzellik
- heron
- hız sınırı
- İnternet
- iphone 4
- kadınlar ne iste
- KEMİKLERİ GÜÇLENDİRMEK
- kpss başvuruları
- lys 5.oturum
- lys sonuçları
- Magazin
- MEHMET ÖZ
- metallica
- Moda
- otoyol
- Piramitler
- pire
- Piyasalarda artık
- portatif
- reflü
- roketforum.com
- Ruh eşi
- Sağlık
- Sakarya Fırat 12 Mayıs izle
- Sakarya Fırat 12.05.2010 izle
- Sakarya Fırat 21. bölümü izle
- Sakarya Fırat 21.bölüm izle
- sakarya fırat canlı izle
- Sakarya Fırat dizisi izle
- sbs sonuçları
- sivrisinek
- sorgulama
- spor
- şişme
- taşınabilir
- Tatil
- tc kimlik numarası
- Teknoloji
- Türk insansız hava uçağı
- usb
- usb itch remover
- üslü ifadeler
- Yaprak Dökümü yayınlanan son bölümü izle
- Yaprak Dökümü yeni bölüm izle
- Yaprak Dökümü yeni bölümü izle
- Yaprak Dökümü yeni bölümünü izle
- Yemek
- yengeç
- yeşil salata
- youtube giriş
- ZAYIFLAMA GARANTİSİ
Hem gençleştiriyor hem de kilo almayı engelliyor haber sitem
Bronz tene nasıl makyaj yapılır? http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Yaz geldi, yanında denizin tuzlu suyunu ve güneşin sıcak yüzünü de getirdi. Sezonun açılışını yapıp, bronz tene kavuşanlar için doğru makyaj önerileri...
Öncelikle, bronzluğunuzu korumak istiyorsanız derinlemesine etki yaratan peelingleri yapmayın. Peeling, cilt yüzeyindeki ölü derileri temizler ancak bronz tene uygulandığında, rengini açar. Bu nedenle temizleme jelleri ya da sütleriyle cildinizi temizleyin.
Yüzünüzde, kapatmanız gereken sivilce ya da izler yoksa fondöten kullanmamanızı tavsiye ediyoruz. Cildiniz, bronzlaşmanın etkisiyle doğal koyu renkli olduğu için fondöten yapay bir görünüm yaratır.
Mutlaka kapatıcı kullanmanız gerekiyorsa, hafif ışıltılı, sedefli pudra ya da fondöten tercih edebilirsiniz. Bu sayede hem lekeleriniz kapatılacak hem de bronzluğun daha belirgin hale gelecektir.Yüzünüzde ışık oyunları yapmak ve kapatıcı üründen tam performans almak için; elmacık kemiklerinize, burun kemiğinize, çene kemiğinize hafif dokunuşlarla sürün. Böylece, bronz tendeki ışığı daha iyi yansıtmış olursunuz.
Bu yazın moda makyaj renkleri; pembe, şeftali, bronz ve nar çiçeği. Yüzünüze hafif bir pembelik katmak istiyorsanız allığınızın bu renklerde olmasına özen gösterin. Sadece elmacık kemiklerinizin üzerine allık sürün ve büyük bir fırçayla dağıtın.
Göz makyajınızda doğal ve sade tonları tercih edebilirsiniz. Göz altı kapatıcısı kullanıyorsanız teninizle aynı renkte olmasına dikkat edin. Göz kapağının üzerine ve gözün altına ışıltılı beyaz far sürün. Böylece gözlerinizin daha parlak ve daha ilgi çekici olacaktır. Göz kalemi kullanmak isterseniz siyah gibi keskin tonlar yerine kahverengi, beyaz gibi renkleri tercih edebilirsiniz. Özellikle gözün çevresine sürülen beyaz kalem, gözlerinizin daha büyük görünmesini sağlar. Kahverengi göz kalemi, her göz rengiyle uyumludur. Doğal görünüm için en ideal renktir.
Bronz tende kirpiklerinizi belirginleştirmek için mutlaka rimel kullanmalısınız. Dolgunlaştırıcı etkili rimelleri hem üst hem de alt kirpiklerinize uygulayın. Kirpikleriniz yoğun değilse, rimel sürmeden önce kirpik kıvırıcısı kullanın.
Makyajın son adımı dudaklarınızdır. Alışkanlıklarınıza göre ruj ya da sadece parlatıcı kullanabilirsiniz. Eğer ruj kullanmayı seviyorsanız, gündüz vakitlerinde narçiçeği, şeker pembesi veya kiremit rengini seçin. Akşam içinse kırmızı ruj kullanın. Ten renginizle aynı ton ruj kullanmaktan kaçının. Dudaklarınız ince hatta yokmuş gibi görünmesine neden olur.
Yüzünüzün yeterince canlı ve enerjik olduğunu düşünüyorsanız sadece rimel ve ruj kullanarak muhteşem bir makyaj yapabilirsiniz.
Göz Şişkinliği İçin 5 Öneri http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Göz şişkinliklerinden 5 dakikada kurtulun!
Düzenli uyuyun
Her gün 8 saatlik düzenli uyku, göz sağlığınız için yararlı olacak ve her akşam aynı saatlerde uyumak gözlerinizi dinlendirecektir. Gün arasında ise 5–10 dakikalık göz dinlendirmesiyle daha etkili gözlere kavuşabilirsiniz.
Göz kremlerinden yardım alın
Göz çevresi kuru bir yapıya sahiptir. Gözaltı şişliklerini önlemek için özel nemlendirici kremler kullanmalısınız. Bu kremler sayesinde, göz çevreniz parlak ve canlı bir görünüme kavuşacak.
Dengeli yaşam stiliniz olsun
Gözaltındaki şişlik ve morluklar, bir gece önce alınan alkol, aşırı kafein tüketimi, uykusuzluk, bilgisayar başında geçirilen uzun zaman, stres gibi sebeplerle ortaya çıkarken, kimimizde genetik sebeplerle ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden aynada sevimsiz görüntülerle karşılaşmak istemiyorsanız tedbirli davranmaya özen gösterin.
Doğal yöntemlere başvurun
Göz çevrenizi canlandırmak için salatalık dilimlerini 15 dakika gözünüzde bekletebilirsiniz. Ayrıca ayda 1–2 kez badem yağı içeren doğal kremlerden yararlanabilirsiniz.
Temiz olmasına özen gösterin
Her akşam yatmadan önce göz makyajınızı mutlaka temizlemelisiniz. Aksi takdirde, sabah uyandığınızda rimel ya da far kalıntılarından dolayı hoş olmayan şiş gözlerle karşılaşabilirsiniz.
Suna Dumankaya'dan sivilceler icin kürü http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Beğenerek takip ettiğimiz Suna Dumankaya'nın sivilceler ve bunlara bağlı lekeler için yapmış olduğu bir öneri makalesi
MALZEMELER:
1- Zeytinyağlı Sabun
2- 1 Çay kaşığı pirinç nişastası
3- Yarım çay kaşığı karbonat
4- 1 Çay kaşığı Elma sirkesi
5- 1 Şişe Maden suyu
6- Yarım Limon
HAZIRLANIŞI:
Yukarıdaki malzemelerden Pirinç nişastası, karbonat ve elma sirkesini karıştırarak bir karışım elde edin. Bu karışımı yüzünüzü zeytinyağlı sabun ile yıkadıktan sonra, maske şeklinde yüzünüze uygulayın. 20 Dk. bekledikten sonra ılık su ile yüzünüzü yıkayın.Daha sonra bir şişe maden suyunun içine yarım limon sıkın ve yüzünüzü bu karışım ile silin.
Göğüs Bakımı http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Göğüsleriniz için en iyi bakım soğuk sudur. Soğuk su kan dolaşımınızı
hızlandırır ve kaslarınızı sıkılaştırır. Elastikiyet sağlar.
Her duş sonrası soğuk suyla göğüslerinize birkaç dakika masaj yapın. Eğer
dayanabilirseniz buz dolu bir kaptan faydalanabilirsiniz.Duş sonrası soğuk
suya soktuğunuz süngerle de masaj yapabilirsiniz. Göğüslerinize sıcak su
tutmamaya dikkat edin.
Göğüs bölgesinin neme ihtiyacı vardır.Her duştan sonra göğüslerinize
nemlendirici kremle hafif, hafif masaj yapın,bu işlem nem kaybını ve
kırışıklıkları önleyecektir.
Hamilelik gibi ani kilo alınan durumlarda vücudun deformasyona en müsait
bölgelerinden biri de göğüslerdir.Bunun için bu tür durumlarda daha dikkatli
olmalısınız.
Rejim yaparken protein bakımından zengin bir rejim uygularsanız göğüsleriniz
daha az etkilenecektir.Aksi halde sarkmalar kaçınılmaz olur. Sutyen seçerken çok dikkatli davranmalısınız.Alacağınız sutyen rahat
olmalı,hareketlerinizi sınırlamamalı ve en az iki kopçalı olmalıdır.Denerken
hareket edip rahat olup olmadığına bakın.Askıları istediğiniz gibi uzayıp
kısalmalıdır.
Limon bakımı da göğüsler için çok faydalıdır.Ortadan ikiye keseceğiniz
limonla göğsünüzü ve dekolte bölgenizi ovun,iyice durulayın bal sürün.10 dk.
bekleyin ve iyice durulayın.Bu işlem cildinize parlak ve sağlıklı bir
görünüm verecektir.
Dört Adımda Dolgun Dudaklar http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
İşin püf noktasını bilirseniz göz kamaştıran sinema yıldızlarının dudakları kadar güzel dudaklara sahip olabilirsiniz.
Seksi dudaklara sahip olmanın yolları:
Dudaklarınıza daha dolgun göstermek için ilk önce krem sürün.
Dudaklarınızın etrafını rujunuzun renginde bir kalemle hafifçe belirginleştirin.
Dudaklarınıza kaleminizle uyumlu parlaklıkta veya daha fazla belirgin bir ruj sürün. Sonra dudak fırçası ile üzerinden geçerek rengin çıkmadığına veya dağılmadığına emin olun.
Son adımda rujun bozulmasını önlemek için yarı saydam bir pudrayı dudaklarınızın kenarlarına sürün.
İnce görünmek zor değil http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Sizi olduğunuzdan daha geniş gösteren giyim hatalarını bilirseniz, hem daha şık olabilir hem de daha ince görünebilirsiniz.
Zayıf ya da şişman, her koşulda zarif ve narin gösterecek şekilde giyinmenin inceliklerine ne kadar dikkat ediyoruz?
Giydiğimiz kıyafetleri iyi taşıyabilmek ve çevremizden iltifat almak, her zaman biz kadınların arzusu olmuştur. İnce yapılı veya kilolu olmamız fark etmez, hepimiz daima şık olmak ve beğenilmek isteriz.
BUNLARI GİYMEYİN!
Öncelikle mutlaka kaçınmanız gereken şeylere göz atalım. Mesela sert görünümlü, dik duran ve dökümlü olmayan kumaşlardan, aşırı dar ve vücuda oturan üstlerden, mini eteklerden, çok geniş ve bedene hakim olan yakalardan, çok büzgülü bluzlardan, iri desenler ve enine geniş çizgilerden kesinlikle uzak durulmalı.
Türk kadınlarında çok yaygın bir vücut şekline, yani ince üste ve geniş kalçaya sahip olan kadınlar, özellikle dar bodylerden kaçınmalı. Dar bodyler, kalça ve beden arasındaki farkın daha çok görünmesine neden olur. Pantolonda ise aşırı dar ve aşırı bol modeller ve belirgin kesimler giymemelidir. Dar modeller tüm hatları ortaya çıkarırken, bol modeller ise kişiyi olduğundan iri gösterir. Beyaz gibi çok açık renkler de tek başına tercih edilmemelidir.
BUNLARI GİYİN!
Mutlaka giyilmesi gerekenler listesinde ise bluz, elbise ve eteklerde dökümlü ve ince, pantolonda ise likralı kumaşlar başı çekiyor. Çok belirgin olmayan floral desenler ve Uzakdoğu desenleri, göğüs dekoltesini daha dar, bedeni daha uzun gösteren degaje ve “V” yakalar, hem hoş hem de modern görünüm veren asimetrik kesimler, ince ve dikey çizgili kıyafetler, koyu renkler ve çok açık renkler dışındaki tüm ara tonlar, pantolonlarda sıklıkla kalçadan belli bir darlıkta inen ve çok geniş paçaları olmayan kuplar, sağlık ve rahatlık açısından doğal kumaşlar, kotonlar ve ketenler, elbiselerde boydan kup ve diz altı modeller var.
Giyilecek bluzun boyu, baseni kapatırsa eteğin modeli belirginleşir ve genel görünüm daha hoş olur. Cekette ise her boyu tercih edebilirsiniz, fakat ceketle birlikte kullanacağınız eteğin boyu veya pantolonun kesimi önem taşır. Uzun bir ceket diz altı bir etekle, kısa ceket ise, düz kesim bir pantolon veya dizden yırtmaçlı asimetrik eteklerle güzel kombinasyonlar oluşturur. Bluz, ceket gibi üst grupta açık renkleri, alt gruplarda ise koyu tonları kullanarak hoş bir ikili yaratabilirsiniz. Daha uzun görünümlü bacaklar için de, diz altında etekler giymelisiniz. Uzun etek bacak boyunuzu daha uzun, bedeni ise daha kısa göstererek estetik bir orantı sağlar.
Güzelleşmenin Ucuz Yolları nelerdir http://haber-sitem.blogspot.com/
Güzelleşmek için dünyanın parasını harcamanıza gerek yok... Evinizde, kendiniz de güzelleşesilirsiniz...
Üstelik çok ucuza... Nasıl mı; İşte böyle:
- Fondöteninizin rengi çok mu açık? Yanaklarınıza ve kaş kemiğinizin üstüne aydınlatıcı olarak sürün. Çok mu koyu? Yanakları çukurlaştırmak, geniş burnu ince, çeneyi küçük göstermek için gölgelendirici olarak kullanın. Ya da başka fondotenlerle karıştırarak uygun tonu bulun.
http://haber-sitem.blogspot.com/
- Toz pudra istediğiniz renkte çıkmadı mı? çok açık renkteyse aydınlatıcı olarak, çok koyu renkteyse gölgeleri konturlamak için kullanın. Ya da başka bir renkle karıştırarak uygun tonu bulun. Koyu renk toz pudraların tonu, bebek pudrasıyla karıştırarak da açılabilir.
İKİ RENGİ KARIŞTIRIN
- Farınızın rengi mi koyu? Eyeliner olarak kullanın. Toz farsa açık renk ise, aynı rengin daha koyu bir tonuyla kontras olacak şekilde aydınlatıcı olarak sürün... Ya da en azından iki rengi karıştırarak yeni bir renk elde edin...
- Birden fazla işlevi olan güzellik malzemeleri kendilerine ödenen paraya değerler. Örneğin; kahverengi bir kalemle hem kaşlarınızı boyayabilir, göz kalemi ve mat far olarak kullanabilir ayrıca dudaklarınızı da belirginleştirebilirsiniz.
- Rujunuz sürülmeyecek kadar küçüldüyse tüp tamamen boşalana kadar ruju bir fırçayla alıp kullanabilirsiniz.
SICAK SUDA BETLETİN
- Plastik tüpler içindeki malzeme çıkarılmayacak hale gelince, tüpü keserek açın. içinde ne kadar çok malzeme kaldığını gördüğünüzde şaşıracaksınız.
- Maskara kutusunu sıcak suda biraz bekleterek içindeki son damlaları rahatça kullanabilirsiniz.
- Temizleyiciniz mi bitti? Yulaf ezmesi ve aynı miktarda bal; ya da pudra şekeri ve zeytinyağı. Bunlar yüzünüz için... Vücudunuz için kalın deniz tuzu ve mısır yağını macun haline getirin...
- Yüzünüz için sıkıştırıcı mı gerekiyor? Bir yumurtanın akını katılaşıncaya kadar çırpın, yüzünüze sürün. Kuruyunca yıkayın. ( Cildiniz kuru ise, sarısını besleyici olarak kullanabilirsiniz.)
SARI SAÇLARA LİMON
- Saçlarınız mı matlaştı? Sirke koyu renk saçlarda harikalar yaratır. Limon da sarı saçlara canlı bir parlaklık verir.
- Gözleriniz mi yorgun? Bir çay kaşığı elma rendesini, salatalık ya da patates dilimlerini iki gazlı bezin arasına koyarak gözlerinizin üzerine yerleştirin. 10 dakika sonra kendinizi çok iyi hissedeceksiniz.
Güzellik maskeleri http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Evde kolayca hazırlayabileceğiniz, bal kullanılarak yapılan, saç, el ve cilt bakımı maskeleri…
Saç bakım maskesi
2 yemek kaşığı çam veya çiçek balını, Saç bakım maskesi
2 yemek kaşığı çam veya çiçek balını bir limondan elde edilen suyla karıştırarak oluşturulan maskeyi, kuru saçınıza sürün ve 10 dakika bekletin. Sonra iyice durulayın. Haftada bir kez uygulanan bu doğal maske ile saçlarınızın doğal ve parlak bir görünüm kazandığını göreceksiniz.
El bakım maskesi
Sürekli göz ardı ettiğimiz ellerimiz için hazırlanan maskeyi uygulamadan önce ellerinizi ılık bir suda yumuşatın. Ardından ellerinizi zeytinyağı ile karıştırılmış olan bir kaşık balın içinde beş dakika bekletin. Sonra da zeytinyağı ile ellerinize ve parmaklarınıza iyice masaj yapın. Ellerinizdeki yumuşaklığa inanamayacaksınız.
Cilt bakım maskesi
Ciddi kaygılar ve yoğun stres altında yoğrulan genel yaşam şekli düşünülecek olursa, cildin yorgun ve yıpranmış görünmesinin tek sebebinin harcanan yıllar olmadığı yadsınamaz bir gerçek. İşte bu koşuşturma içinde kendinize ayıracağınız 10 dakika ile sağlıklı ve pırıl pırıl bir cilde sahip olabilmenin ne kadar kolay olduğunu anlayacaksınız. Bir fincan içinde, bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze ve boynunuza yaydıktan sonra hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin. Balın bıraktığı iz, ışıl ışıl bir cilt olacaktır.
Etkili bakışların sırrı kusursuz kaşlarmış http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Etkili bakışların sırrı kusursuz kaşlar / 13:25:09-22/01/10
Sizin kaş şekliniz hangisi? Tipiniz için en uygun kaş formunu nasıl bulacağınızı, bu yazımızdan öğrenebilirsiniz.
Kaşlarınız, kişiliğinizi yansıtır; yüzünüzün ifadesini biçimlendirir. Evet, kaşların şekli ve rengi bir kadının nasıl görünmek istediğini anlatır. Çok mu ciddisiniz? Yoksa, daima gülen bir yüze mi sahipsiniz? Bakışlarınızdan memnun değil misiniz?
“Kaş'' deyip geçmemek gerekir. Çünkü değişken bir kaş modasının bile yaratıldığı günümüzde, değişmeyen bir gerçek var: Şekle sokulmuş kaşlar, yüzünüzü aydınlatır ve sizi gençleştirir. Tipiniz için en uygun kaş formunu nasıl bulacağınızı, bu yazıdan öğrenebilirsiniz.
Yüzünüze en uygun kaş şeklini bulun
Bir kalem alın ve burun kanatlarınızdan birisine dayayıp, resimdeki gibi dik olarak yüzünüzde tutun. Kaş, kalemin denk geldiği noktadan başlamalıdır. Sonra kalemi şakağınıza doğru eğin. Bu nokta da kaşın bittiği yer olmalıdır. Kaşın başlangıcı ve sonu tek bir hattır. Kaşlarınızı, bu hat çerçevesinde biçimlendirin.
Kaş yayınızı belirleyin
Kaşınızın en yüksek olacağı nokta, gözbebeğinizin üzerinden tuttuğunuzda kalemin ucunun gösterdiği noktadır. Kaşınızı almaya başladığınızda dikkat edin: Burundan itibaren kaşın üçte ikisi yukarı doğru ve kalan üçte biri de aşağı doğru gitmelidir. Eğer kaşın iç kısmı çok kalın ve dış kısmı çok inceyse, önden ortaya kadar kaş kalemi ile düzeltin
Acıtmadan alın
Kaşlarınızı alırken daima çıkış yönlerine göre çekin. Önce alt kenardan başlayın. Üst kenarı sadece inceltin.
Dikkat: Fazla kaçırmayın! Birkaç defa fazla alırsanız, yerlerine yenileri çıkmayabilir.
Boşlukları doldurun
Önce kaş fırçası ile aşağı doğru tarayın. Bu şekilde boşlukları görmeniz mümkün olur. Sonra kaş kalemi ile incecik çizgiler halinde boşlukları doldurun. Son olarak da kaşlarınızı yukarı tarayın.
Profesyoneller ne kullanıyor?
Eliniz alışkın değilse, cımbız ile ince kaşları kolayca alabilir, biraz ustalaşınca da uzmanların kullandığı kaş pensine geçiş yapabilirsiniz. Hangisinde daha rahat ediyorsanız, onu tercih edin.
Kaş modasını yaratan dünyanın en güzel kadınları
40''LI YILLAR
İnce kaşlar modaydı. Bir ilahe olan Greta Garbo''nun kaşları neredeyse tamamen alınmıştı.
50''Lİ YILLAR
Tam aksine kalın kaş modası vardı. Ceylan gözlü Audrey Hepburn, kaşlarını kalın kalın boyardı.
70''Lİ YILLAR
Doğal görünüm revaçtaydı. Mariel Hemingway, kalın ve kıvırcık kaşları ile doğal görünümün temsilcilerindendi.
Sivilce için losyon önerileri http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Elif Güveloğlu sivilce problemi olanlar için doğal yöntemlerle hazırlanan basit ama çok etkili harika bir losyon tarifi verdi.
Sivilce losyonu Malzemeler :
• 2 sap civanperçemi
• 1 tutam ısırgan otu yaprağı
• 1 tatlı kaşığı karabaş otu
• 5–6 adet papatya
• 1 tutam kekik
Hazırlanışı: Malzemeleri bir su bardağı kaynar suyun içine atarak demlendirin. Ilındığında süzerek cam bir kavanoza koyarak buzdolabında saklayın. Losyonu önceden temizlediğiniz cilt üstüne pamukla silerek uygulayın. 1 hafta süre ile uygulamalısınız.
Doğal sivilce losyonu sivilceleri gidererek cildinizin temizlenmesini sağlar
Yeşil çay ile sıkı göğüsler http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Sağlık için sayısız faydası bulunan yeşil çay bu kez güzellik reçetelerinin en önemli faktörü.
Sadece birkaç poşet yeşil çay kullanarak hazırlayacağınız maske ve toniklerle yeşli çayın mucizesini cildinizde hissedeceksiniz. İşte size yeşil çaylı güzellik reçeteleri:
Gözler için rahatlatıcı kompres
Yeşil çayı önce keyifli bir içim için, sonra da poşetlerini daha güzel gözlere sahip olmak için kullanın! Harika bir fikir değil mi? Böylece hem içten hem dıştan çift etki yaratmış olacaksınız. Çünkü yeşil çayın uykusuzluk ve stresten dolayı gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi var.
Göğüsleri sıkılaştırıyor
4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün, 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli (adaçayı ve kekik yağı olabilir) cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız.
Canlandırıcı suya dalın
Banyo yapmadan önce, yeşil çay ile tuz peelingi yapmaya ne dersiniz? Ayrıca küvetteki suyun içine yeşil çay esansı atabilir ve yeşil çayın canlandırıcı etkisinden faydalanabilirsiniz. Fransız Sothys firmasının banyo tuzları ve Wella’nın yeni banyo serisi Back To Basics’in yeşil çaylı vücut jelleri, kremleri de yeşil çayın faydalarından mümkün olduğunca yararlanmanızı sağlıyor. Yine Elizabeth Arden’nin ünlü parfümü Green Tea, yeşil çayın harika kokusunu teninize taşıyor
Cilt Kuruluklarını Gidermek http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Bu soğuk çetin kış günlerinde cildimizi kurumamız çok zor olsa gerek, özellikle sıcaktan soğuğa geçişler çok sık olduğu için, hava değişimi, ciltte kızarıklık ve damarcıklar oluşturur.
Havanın soğuyup kuruması, cildin nem oranını kaybetmesine, dudaklarda çatlaklara ve ellerle pürüzlere sebep olur.
Cildin Kuruma Sebepleri:
Soğuk havalarda cilt nemi kaybeder ve susuz kalır.
* Aşırı cilt temizliği de cilde zarar verir. Kullanılan temizleme jelleri ve kremler, kiri çıkarırken, cildin özyağlarını yok eder.
* Yağ tabakası gözenekli ve ince olduğunda, cilt daha fazla su kaybeder ve kurur.
* Yağ tabakasının olmaması, kullanılan parfüm ve diğer kozmetik maddelerin, cilde ulaşmasını kolaylaştırır ve cildi tahriş eder.
* Güneş ve rüzgar, cilde direkt temas ettiğinde, cildi kurutur.
* C,E,F vitaminlerinin eksikliği cildi kurutur.
* Yaşlanma da cildin kurumasında etkilidir.
Cilt Kuruluğunu Önlemenin Yolları:
* Cildin içten beslenebilmesi için, mutlaka günde 2-3 litre su içmelisiniz.
* Bitki çayları, cilt üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Sıvı tüketiminde, bitki çaylarına yöneliniz.
* Bulunduğunuz ortamların nem oranını arttırın. Su dolu kaseler ve bitkileri kullanabilirsiniz.
* Sıcak günlerde, en az günde bir defa duş alın. Bu duşlar sırasında hiçbir jel, sabun vs.. kullanmayın. Suyun cildinizle temasına izin verin.
* Tüm vücudunuzu ve cildinizi banyodan sonra mutlaka kremleyin.
* Kimyasal maddeler içermeyen, doğal kremler ve parfümler kullanın.
* Solaryumdan uzak durun. Ultraviyole ışınları cildi kurutur
Makyajla Güzellik Hileleri http://haber-sitem.blogspot.com/
http://haber-sitem.blogspot.com/
Makyaj ustalık ister. Ustalığın sırlarını öğrenerek küçük makyaj hileleriyle kusurlarınızı gizleyebilir ve aynaya baktığınızda bambaşka bir siz görebilirsiniz.
Daha güzel ve daha çekici görünmenizi sağlayacak makyaj sırları…
Kaşlarınızın seyrek olduğunu düşünüyorsanız, kaş renginizle aynı bir göz kalemiyle kaşlarınızın üzerinden geçmek daha düzgün bir görünüm verecektir. Doğal görüntü sağlamak için pamukla hafifçe bastırarak dağıtabilirsiniz.
Göz makyajınızı yapmadan önce göz kapaklarınızı ve çevresini uygun bir kremle nemlendirin. Böylece kullandığınız göz kalemi ya da göz farı daha uzun süre dayanacak ve göz çevreniz makyajdan daha az etkilenecektir.
Göz kapaklarınız şişmişse koyu renkli göz farlarıyla ile kamufle etmeniz mümkündür. Açık siyah, gri gibi renk tonları size bu konuda yardımcı olacaktır. Pembe, turuncu, mor gibi canlı renkler göz kapaklarınızın daha şiş görünmesine neden olur. Bu nedenle göz kapaklarınız şiş olduğunda açık renkler kullanmaktan kaçının.
Yüzünüzde gözlerinizden önce dudaklarınızın ilgi çekmesini istiyorsanız kullandığın farın renginden daha koyu bir ruj kullanın. Aynı etki gözleri ön plana çıkarmak istediğinizde açık renk ruj kullanarak sağlanabilir.
Kirpikleriniz gözlerinizin çerçevesidir ve bakışlarınızı derinleştirir. Rimel uygulamadan önce kirpiklerinizi mutlaka kıvırın. Sadece üst kirpiklerinize rimel sürün.
İnce dudaklarınızı daha dolgun göstermek istiyorsanız rujunuzu ya da dudak parlatıcınızı sürmeden önce dudağınızın her iki kenarına da beyaz kalemle çizin.
Kusurları gizlemede en etkili makyaj ürünü olan fondöten kullanımında doğal görünümü yakalamak için cildinizin renginden bir ton açık veya bir ton koyu renkte olmasına özen gösterin.
Fondöten yaptığınız makyajın temelidir. Bu nedenle yüzünüz ve boynunuza eşit oranda sürmek gerekir. Fondöten süreceğiniz süngeri ılık suya batırıp sıktıktan sonra fondöten alıp yüzünüze sürdüğünüzde eşit dağılım sağlayabilirsiniz.
Pudranızı süngere aldıktan sonra hafifçe üfleyip sürün. Yumuşak ve iri bir fırçayla fazlalıkları alın.
Makyajın son adımı allık seçimi çok önemlidir. Doğal görünüm ve ilgi çekici bir makyaj için allık ve ruj renginin birbiriyle uyumlu olmasına gösterin.
Kıl koparma hastalığı en çok kadınlarda http://haber-sitem.blogspot.com/
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Işık Görker, kıl koparma hastalığının daha çok kadınlarda görüldüğünü belirtti.
Yrd. Doç. Dr. Görker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kıl koparma bozukluğunun (triktillomani) ilk olarak 1889 yılında Fransız deri hastalıkları uzmanı Francois Hallopeau tarafından tanımlandığını söyledi.
Kıl koparma bozukluğunun kişinin uyanıkken başlıca baş bölgesinden olmak üzere kaş, kirpik, sakal-bıyık bölgesi, koltuk altı ve cinsel organ bölgesindeki kıllarını karşı konulamaz bir istekle çekip koparması olduğunu ifade eden Görker, bu davranışın ruh ve sinir hastalığı olarak değerlendirildiğini ve triktillomani adı altında bir dürtü kontrol bozukluğu olarak tanımlandığını belirtti.
Hastalığın adının Yunancada thrix (kıl), tillein (çekmek) ve mania (delilik) sözcüklerinin birleşmesinden meydana geldiğini söyleyen Görker, şöyle konuştu:
''Kişinin göze çarpan bir kıl kaybı ile sonuçlanacak bir şekilde kendi kılını tekrar tekrar yolması, kıl koparma öncesinde giderek artan bir gerginlik hissinin olması, kılı koparırken rahatlama hissinin alınması, kıl koparmanın bir deri hastalığı gibi başka bir tıbbi duruma bağlı olarak meydana gelmemesi, bu davranışın belirgin bir sıkıntıya neden olması veya kişinin yaşamının tüm işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olması gerekmektedir.
Kıl koparma uykuda çok ender görülmekte ve triktillomani olarak değerlendirilmeyip uyku bozukluğu tanımlaması altında değerlendirilmektedir. Kişinin kıl koparma davranışını sürekli yapması, o bölgede koparma ile oluşan ağrıya alışmasına ve daha az ağrı hissetmesine neden olmaktadır.
Bunun yanı sıra o bölge ile sürekli uğraşı içinde olma sıklıkla kaşıntı meydana getirmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda hastalığın genellikle kadınlarda daha sık görüldüğü belirtilmiştir. Erişkinlerde erken ergenlik dönemi olan 12-13 yaşlarında başlar.''
ÇOCUKLARDA DA GÖRÜLEN BİR HASTALIK
Görker, kıl koparmanın çocuklarda da görülen bir bozukluk olduğunu bildirdi.
Çocukların kıl koparma öncesindeki gerginlik, koparma sonrasındaki rahatlık hissini tanımlayamayabileceklerini ifade eden Görker, ''Çocuklar, yaptıkları bu davranışı çoğunlukla inkar ettikleri için koparılan bölgedeki saçın veya başka bir bölge kıllarının azaldığını anne ve babaları fark ettiklerinde hekime başvurmaktadırlar'' dedi.
KOPARILAN KILI YUTMAK
Yrd. Doç. Dr. Görker, bazı kişilerin kılı kopardıktan sonra yuttuğunu ifade etti.
Trikofaji olarak adlandırılan bu durumun çok ciddi hastalıklara neden olduğunu belirten Görker, şöyle konuştu:
''Yutulan kıllar, vücudun içinde oluşan kıl yumakları ile karın ağrısı, bulantı, kusma, yemek yiyememe, sık gaz çıkarma, kabızlık oluşturabilmekte, daha da ciddi olarak, mide-bağırsak kanamaları, bağırsakta tıkanma ve delinme, sarılık ve akut pankreatit meydana getirebilmektedir. Hastalık genelde kişiyi strese sokan bir olayla başlar. Bu olaylar, çocuklarda okulla ilgili sorunlar, aile içinde yaşanan olumsuz olaylar, yaşamında önemli olan kişilerin kayıpları, anne yoksunluğu, okul veya ev değişimi, kardeş sorunları gibi çeşitli sorunlar olabilmektedir. Erişkinlerde yaşam koşullarının zorlukları, baskıları, çözümlenememiş psikolojik çatışmalar, aile içi huzursuzluk ve anlaşmazlıklar gibi nedenler hastalığa yol açabilmektedir.
Ayrıca, çocuk ve erişkinlerde beyinde oluşan nörokimyasal anomaliler, beyin metabolizmasındaki değişimler de triktillomaniyi oluşturabilmektedir. Bu bozukluğa çoğunlukla kaygı bozukluklarının, ikinci sıklıkta depresyonun eşlik ettiği bilinmekte, daha az sıklıkta yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, madde bağımlılığı ve diğer dürtü kontrol bozuklukları eşlik etmektedir.''
Makyaj haber sitem
http://haber-sitem.blogspot.com/
Makyaj.. Kadının vazgeçemediği, güzel olmak, daha güzel olmak, beğenilmek adına vazgeçemediği bir tutku.. Kimi az, kimi çok ama mutlaka hayatının belli dönemlerinde vazgeçilmez güzellik unsuru..
Kullandığınız fondötenin yapısı ve rengi cildinizin tipine ve rengine uygun olmalı; cilt renginizden daha açık bir fondöten rengi seçmek daha doğru olur.
Fondötenin her zaman temiz ve nemlendirilmiş cilde uygulanması gerekir.
Göz ve dudaklar arasındaki renk dengesini koruduğu için seçtiğiniz rengin size uygun olmasına dikkat edin. Çığıran renklerden uzak durun. Cildinizin rengine göre seçim yapın.
RUJ : Makyajın tamamlayıcısıdır. Yüzünüzün ifadesini bile değiştirir, doğru seçilmiş ve uygulanmış ruj. Renk seçiminiz zevkinize, kıyafetinizin rengine ya da moda renklere göre değişse de dudaklarınızın biçimini de göz önünde bulundurmalısınız.Dudaklarınız dolgunsa, yumuşak tonlarda mat rujları tercih edin. İnce ise, koyu renkli parlak rujlar kullanın.
http://haber-sitem.blogspot.com/
Doğal yollarla evde cilt bakımı haber sitem
http://haber-sitem.blogspot.com/
Evinizde cildiniz için uygulayabileceğiniz basit yöntemlerle cildinizi temizlemek mümkün. Geniş bir kaba kaynatmış olduğunuz suyu dökün. Bir havlu hazırlayın. Bir avuç ıhlamur, bir demet maydonoz ve bir avuç papatyayı kaynar suya atın. Havluyu hava almayacak şekilde başınıza örtün. 10-15 cm yukarıdan suyun buharına tutabildiğiniz kadar tutun. Sonra bol su ile durulayın. Cilt gözenekleriniz açılacaktır.
YUMURTA AKI MUCİZESİ NASIL YAPILIR HABER SİTEM
http://haber-sitem.blogspot.com/
Yumurta beyazı ile natürel cilt bakımı
Yumurta beyazının çoğunluğunu oluşturan ovalbumin, tam bir protein kaynağıdır. Ovamin ise virüslere ket vurur. Yumurta beyazı ile natürel cilt bakımı yapabilirsiniz...
Yumurta beyazı ile natürel cilt bakımı
Cilt bakımında en sevdiğim konulardan birisi doğal natürel ürünler kullanarak bir bakım programı yaratmaktır. Kendimi eski şamanların öğrencisi gibi hissederim her zaman. Tabi bunun için hangi bitkinin ne amaçlı kullanılabileceğini, hangi besinin yendiği gibi topkal olarak uygulandığında nasıl bir etki yaratacağını çok iyi tecrübe etmiş olmak gerekir. Örneğin buzdolabında yumurta beyazı olmayanımız yoktur, fakat yumurta beyazının nelere iyi geldiğini ve hangi sebeplerden dolayı cildimizi yenileyebileceğini biliyor muyuz? Gelin bu hafta yumurta beyazını mercek altına koyup inceleyelim…
Cilt temizleyici bir maske
Yumurta beyazı, bazen albumin olarak da isimlendirilir, teknik olarak yumurtanın sitoplâzmasıdır. Yumurta beyazının çoğunluğunu oluşturan ovalbumin, tam bir protein kaynağıdır, ovomisin ise virüslere ket vurur. Yumurta beyazının cilt temizleyici olmasının sebebi, lisozim adı verdiğimiz mikrop öldürücü bir enzim yönünden zengin olmasıdır. Bu enzimin ana görevi bakteriyel hücre duvarlarını temizlemesidir. Birçok besine doğal koruyucu madde olarak eklenen lisozom enziminin aynı zamanda yumurta beyazı maskesi şeklinde kullanıldığında, siyah ve beyaz noktaları temizleyebileceği düşünülmektedir.
Cilt sıkılaştırma etkisi
Uzun süre olmasa da yumurta beyazının face lift etkisi zaten çoğumuz tarafından bilinen bir uygulama sanırım. Akneleri temizleyebileceğini düşündüğüm halde, bu konuda yumurta beyazı üzerine daha çok klinik deney yapılması gerektiğine inanıyorum. Yumurta beyazının protein (kollajen) bakımından zengin olması ve tam bir amino asit zinciri içermesi, karıştırdığınız zaman su içeriğinde buharlaşma meydana getirir.. Cildinize sürdüğünüzde, nem oranı düştüğünden geriye kalan madde bir streç film gibi gerilir ve gözeneklerde geçici bir sıkılaşma meydana getirir. Aklınızda bulunsun.
İtfaiyeci yanık tedavisi
Yumurta akı kullanılarak yanıklar basit ve etkin biçimde tedavi edilebilir mi dersiniz? Bu yöntem itfaiyecilerin eğitimi sırasında ders olarak veriliyor:
Bir yanık meydana geldiğinde, kapsadığı alan ne olursa olsun ilk yardım, etkilenen alanı sıcaklık azalıncaya ve deri tabakalarını yakmayı bırakıncaya kadar soğuk suyun altına tutmak ve sonrasında bu bölgeye yumurta akı uygulamaktan oluşmaktadır.
İtfaiyecilerimizden birisi, elinin büyük bir kısmı kaynar su ile yandığında, duyduğu büyük acıya rağmen elini soğuk su musluğunun altına tutmuş ve sonrasında 2 yumurta kırmış, aklarını ayırmış ve çırpmış ve elini içine daldırmıştır. Eli o denli yanmış durumdadır ki yumurta akı uygulanır uygulanmaz derisi kurumuş ve yumurta akı bir film tabakası oluşturmuştur.
Daha sonra bu kişi yumurta akının doğal bir kollajen (bir tür albüminoid) olduğunu öğrenmiş ve en az bir saat boyunca eline tabaka üzerine tabaka gelecek şekilde yumurta akı uygulamıştır. Öğleden sonra hiçbir acı duymaz olmuştur. Ertesi sabah yanık bölgesinde nerdeyse belirsiz bir kırmızımsı leke kalmıştır. Elinde sürekli ve feci görünüşlü bir yara izi kalacağını düşünürken 10 gün sonra geride hiçbir yanık izi kalmamış ve hatta deri eski normal rengine yeniden kavuşmuştur! Yanan bölge yumurta akında mevcut ve aslında vitamin dolu bir plasenta (etene) olan kollajen sayesinde tamamen yenilenmiştir.
http://haber-sitem.blogspot.com/
Bilinmesi gereken güzellik sırları haber sitem
http://haber-sitem.blogspot.com/
Fondötenden vazgeçin: Akne sorunu olan kişilerin ilk başvurdukları yollardan biri, onları kalın bir fondöten tabakasıyla kapatmaya çalışmaktır. Ancak fondöten 30 yaş üstü kadınlar içindir. Sadece natürel güzelliğinizi kapatmakla kalmaz, sizi doğallıktan uzaklaştırır. Genç teninizi fondötenin arkasına gizlemek yerine, sadece hatalı noktalarda kapatıcı ürünler kullanın. Üzerine çok hafif bir pudra ya da renklendirilmiş nemlendirici sürebilirsiniz. Renklendirilmiş nemlendiriciler daha hafif ve doğal bir görünüm verir. Ancak illa fondöten kullanacaksanız, toz formundaki mineral ürünleri tercih edin.
* Kapatıcıyı yaymayın: Kapatıcıyı uygularken ovalayarak yaymak yerine, orta parmağınıza bir miktar alıp kapatacağınız noktaya hafifçe vurarak üzerini kapatın. Yaymayın, ovalamayın, sadece küçük vuruşlarla kapatın!
* Ya gözlerinizi ya dudaklarınızı öne çıkarın: Eğer gözlerinize makyaj yaptıysanız dudaklarınıza sadece bir parça parlatıcı sürmeniz yeterli olur. Kırmızı, dramatik görünümlü bir ruj mu sürmek istiyorsunuz? O zaman, yüzünüzü aydınlık tutun. Koyu renk allıklardan kaçının, sadece kirpiklerinize maskara sürün.
* Abartmayın: Hangi yaşta olursanız olun, çok fazla boyanmak kimseyi güzelleştirmez. Fondöten, pudra, allık, göz kalemi, maskara, göz farı ve ruju günlük makyajınızda kullanmayı alışkanlık haline getirdiyseniz, yaşınıza göre abartılı makyaj yapıyorsunuz demektir. Gerçekten neye mi ihtiyacınız var? Harika bir maskara, sivilceler ve bıraktıkları lekeleri kapatmak için bir kapatıcı ve dudak parlatıcısı. Kış aylarında yüzünüz solgun görünüyorsa allık da kullanabilirsiniz.
* Doğal saçlar her zaman daha etkileyicidir: Saçlarınız beyazlayamaya başlayınca her ay dip boyasıyla uğraşacaksınız. O yüzden saç boyası için acele etmeyin. Saçınızın rengini biraz açmak istiyorsanız çok hafif gölgeler attırabilirsiniz. Ancak sizi basit gösterecek kadar yoğun olmamasına dikkat edin. Buradaki amaç, çevrenizdekilerin saçlarınızın doğal olarak güneşte açılmış gibi görünmesini sağlamak, ucuz bir kuaförde meç yaptırmış izlenimi vermek değil!
* Vazelin dostunuz olsun: Pahalı dudak ürünleri yerine vazelin kullanabilirsiniz. Kuruyan, çatlayan, pul pul olan dudaklarınıza bir miktar vazelin sürüp masaj yapın. Daha yumuşak ve pürüzsüz olduklarını göreceksiniz. Vazelini zorda kaldığınızda göz makyajını temizlemek için de kullanabilirsiniz.
* Akne için dermatoloğa gidin: Akne sorunu olanların yaptığı en büyük hata nedir? Dermatoloğa gitmemek. Bir çantaya 200 lira yatırmak yerine, bu parayı dermatoloğa verin. Sivilcelerden kurtulmak yapabileceğiniz en iyi yatırımdır. Bunun en garanti yoluysa dermatologdan geçer.
* Güneşten Korunun : Güneş koruyucusunu ne zaman sürmeseniz olur? Hiçbir zaman! Cilt güzelliğiniz için ilk yapmanız gereken şey, her gün güneş koruyucu kremi kullanmak. Böylece 50 yaşınıza geldiğinizde bile harika görüneceksiniz. Keşke 20 yıl önce birileri bize güneş kreminden bahsetseydi. Keşke güneşin altında ıstakoz gibi kızarıp durmasaydık! Unutmayın, UV ışınları bulutları geçebilir ve bu ışınlar cildinizin yaşlanma sürecini hızlandırır. Akne sorunu olanlar, özel olarak bu soruna yönelik olarak üretilmiş güneş kremlerini kullanabilirler.
* Tırnaklarınıza bakın: İnsanlar genellikle karşıdakilerin el ve ayaklarına bakarak onları yargılar. Tırnaklarınızı temiz ve aynı uzunlukta tutun. El tırnaklarınızı yuvarlak, ayak tırnaklarınızı düz kesin. Bu alışkanlık ilerde ayak tırnaklarında görülebilecek travmaları, tırnak deformasyonlarını engeller. Eğer onları boyamak istiyorsanız, ojeyi yarısı dökülüp ucuz bir görüntüye neden olacak kadar uzun bir süre tırnaklarınızda tutmayın.
* Bu ürünleri denemeden almayın: Bazı güzellik ürünlerini denemeden almamak gerekiyor. Ruj, pudra ve allık alırken mutlaka teninize uyup uymadığını deneyin. Eğer parfüm satın almak istiyorsanız yine almadan önce mutlaka denemelisiniz. Çünkü bir parfüm başkasında harika kokarken sizde aynı etkiyi yaratmayabilir. Hatta bazı parfümlerin kokusu bir saat sonra değişip size rahatsızlık verebilir. Neleri denemeden alabilirsiniz? Maskara, göz kalemi, dudak parlatıcısı ve birçok temel renk göz farını…
* Gözlerinizin içine kalem çekmeyin: Bu gözlerinizi olduğundan daha küçük gösterir. Bunun yerine kalemi kirpik hizasına çekin. Ayrıca çok keskin hatlı bir çizgi doğal görünmez. Bu nedenle kalemi çektikten sonra parmağınızla keskin çizgiyi hafifçe dağıtın.
* En güzel yanınızı keşfedin: İnsanlar genellikle dudaklarınızın ne kadar güzel olduğunu söylüyorsa, parlatıcılarla dudaklarınızı ön plana çıkartabilirsiniz. En çok gözlerinin rengi iltifat alıyorsa, onu daha da belirginleştirecek bir far ya da maskara kullanabilirsiniz.
* İstenmeyen tüyler meselesi: Çok şanslısınız. Çünkü günümüzde istenmeyen tüylerden kurtulmak için geliştirilen lazerli epilasyon teknolojisi geçmişe göre hem çok gelişti, hem de ucuzladı. Epilasyonu güvenilir, en yeni teknolojileri kullandıklarına emin olduğunuz bir yerde, işin uzmanlarına yaptırmakta fayda var. İşlem sonrası dikkat etmeniz gereken en önemli noktaysa kesinlikle işlem görmüş bölgeyi güneşe maruz bırakmamak. Mutlaka güneş koruma kremi kullanmalısınız. Aksi takdirde kalıcı lekeler oluşabilir. Eğer tüyleri jiletle temizleme yoluna giderseniz, işlemi banyonuzun sonunda yapmaya özen gösterin. Böylece cildinizde oluşacak tahrişi azaltmış olursunuz.
* Anahtar ürünlere para harcayın: Sınırlı bütçenizi en iyi şekilde değerlendirmek için hangi ürünler için gerçekten para harcamalı? İşte birkaç öneri: 50 liralık bir göz kalemiyle güvenilir bir markanın 10 liralık göz kalemi arasında büyük bir fark görmeyeceksiniz. Ancak göz farı seçerken lüks bir ürünle, ucuz bir ürün fark yaratabilir. Kaliteli bir far bütün gün gözünüzde kalırken, ucuz olan uçup kaybolabilir ya da göz kapağınızda çamura dönüşebilir. Pudra ve allığa harcadığınız paraya acımayın. Çünkü lüks pudralar, o kadar ince zerreciklerden oluşur ki, yüzünüze birkaç kat bile sürseniz doğal bir görünüm elde edebilirsiniz. Çok sorunlu bir cildiniz yoksa nemlendiriciye ve cilt temizleyicisine de servet yatırmanız gerekmiyor.
* Saç ürünlerini doğru miktarda kullanın: Saçlarınız için kullandığınız şekillendirici ürünlerin miktarını abartmayın. Saçların itseline şekle girmemesinin ya da yarım saat sonra düşmesinin esas nedeni de budur. Bu tip ürünleri çok fazla miktarlarda kullanmak saçınızı ağırlaştırır, yağlı görünmesine neden olur.
* İyi uyuyun: Geç saatlere kadar eğlenmek ya da twitter başında vakit geçirmek tabiî ki keyifli. Ancak, dengeyi tutturmakta fayda var. Uzmanlar, sekiz saat uykuya ihtiyacımız olduğunu söylüyor. (Bu durumda sabah yedide kalkıp güne başlıyorsanız, maalesef saat 23.00’da yatağa girmeniz gerekiyor) Cilt uyku sırasında yenileniyor, hücreler kendini onarıyor. Sağlıklı bir uyku düzeni, cildi genç tutmak için pahalı kremlerden daha fazla işe yarıyor.
* İyi beslenin: Sağlıklı beslenme düzeninin de pahalı kremlerden daha çok işe yaradığı bir gerçek. Eğer hamburger ve patates cipsiyle besleniyor, sebze yemeklerine burun kıvırıyor, su yerine kola içiyorsanız, problemli bir cilde davetiye çıkarıyorsunuz demektir. Mesele, cipsin sivilceye neden olup olmaması değil, bu tip bir beslenme düzeninin cildin ihtiyaç duyduğu besinleri sağlayamaması. Unutmayın, taze sebze ve meyveler, tam tahıllar, et, balık, yumurta ve baklagiller cilt hücreleriniz için eşsiz birer besin kaynağıdır.
* Sigara ve alkol o kadar da “cool” değil: “Erkek gibi içmek” kimi zaman alkışlanan bir durumdur. Geçtiğimiz aylarda İngiltere’de kadınların aşırı alkol kullanımına karşı yapılan bir kampanyanın sloganı, “Erkekler gibi içersen onlara benzersin!”idi. Afişlerinde, aşırı boyanmış, içkiden burnu kızarmış yaşlı bir erkek yüzü kullandılar. Aşırı alkol kullanımı cildin susuz kalmasına, cilt için çok gerekli olan A vitamini oranlarının düşmesine neden olur. Bu da cildi erken yaşlandırır. Sigaradaki zehirli kimyasallar da cildi yaşlandırır, solgun bir görünüme ve lekelere neden olur.
* Temizleyin, nemlendirin: Yüzünüzü günde iki kez, sabah uyandığınızda ve akşam yatağa gitmeden önce temizleyin. Sert sabunlar yerine, cilt tipinize uygun temizleyici jeller ve barlar kullanın. Cildi yağlı olan kişiler, yüzlerini çok yıkarlarsa, yağdan ve sivilceden kurtulacaklarını düşünürler. Ancak bu, yağ bezelerini uyararak daha fazla yağ üretimini tetikler, ciltteki koruyucu tabakayı ortadan kaldırır ve cildin nem kaybetmesine neden olur. Yıkadıktan sonra yüzünüzde gerginlik hissediyorsanız bu, daha hafif bir temizlik ürünü kullanmanız gerektiği anlamına gelir. Cilt tipinizi iyi tahlil edin ve ona uygun bir nemlendirici seçin. Her cildin ihtiyaç duyduğu bakım farklıdır.
* Aslolan iç güzelliktir: Unutmayın, asıl güzellik içtedir. Kendinizi güzel hissederseniz, başkaları da sizin güzelliğinizi görür. Hiçbir makyaj malzemesi, kendine güvenin ya da ışıltılı bir gülümsemenin yapabildiğini yapamaz.
http://haber-sitem.blogspot.com/
SAĞLIKLI BRONZLAŞMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ HABER SİTEM
http://haber-sitem.blogspot.com/
Güneş cildi nasıl yakar?
Siz şezlongda uzanırken ultraviyole ışınlan cildinize nüfuz eder ve yeni hücreler üreten canlı hücrelerinizi öldürür. Ultraviyole A (UVA) cildin daha derinlerine inse de sonuçta hem UVA hem de UVB cildi yakar.
Neden güneşten yanmış cilt kırmızı olur?
Zararı tamir etmek ve ölü hücreleri yok etmek için kan damarları genişler ve yanık yerlere kan akışı artar. Fazla kan cildi kırmızı ve sıcak yapar.
Güneşten yanmış cilt neden yanar ve kaşınır?
Tahribata uğramış hücreler beyne yaralandığını anlatan mesajlar gönderir ve acı reseptörlerini harekete geçirir. Bu da cildi temasa karşı hassas yapar.
Cilt neden bronzlaşır?
Cilt neden bronzlaşır
Cildinizin İç katmarıını yakan UV ışınlarına tepki olarak vücut cildi koyulaştıran melanin pigmenti üretir. Pigment radyasyonu emerek hücreleri zarardan korur. Çoğu insan güneşe maruz kaldıktan hemen sonra bronzlaşmaz çünkü melanin üretimi uzun sürebilir.
Güneş yanıkları, deriyi ve deri altındaki dokuyu şiddetle tahrip eder. Bunun derecesi sadece teknik bir sorun olup, derideki kızartıya, kabarcıklara, serum sızıntısına ve toksik etkilere göre sıralanır.
Ne yazık ki, güneşi sevenler, kıştan zayıf düşmüş derilerini ilk kez güneşe gösterdiklerinde, bir an önce sağlıklı bronz bir renge dönüşebilme heyecanı içinde ölçüyü kaçırırlar. Yavaş yavaş bronzlaşmak, derideki pigmentin güneşin şiddetli ışınlarına karşı deriyi korumasını sağlar.
Bronzlaşmaya, ilk gün yirmi-otuz dakikayla başlamak doğru olur. Ondan sonra, kişinin önceki deneyimlerine, deri rengine ve duyarlılığına göre, bu süre, yavaş yavaş artırılır. Açık tenliler, güneşten, esmerlerden daha çok zarar görürler. Güneş suya ve kuma yansıyınca, ışınlan bulutların arasından geçse bile şiddet kazanır. Güneş yanığı krem ve losyonlarının koruyucu etkileri vardır, ayrıca, çabuk bronzlaşmayı da sağlarlar. Tümüyle koruyucu oldukları sanılıp güneşte dikkatsizce fazla kalındığında bunlar da tehlikeli olabilirler. Güneşteki ultraviyole ışınlan gözlere dokunduğu için, hafif renkli gözlüklerle korunmalıdır. Bu gözlükler iyi kaliteli olmazsa, koruyuculuk bir yana, gözleri bozabilirler.
Bütün uyanlara rağmen bir yaz gecesi ağrılı yanmalar duyarsanız, deriyi hafif bir antiseptik sabunla ve pamukla hırpalamadan temizleyin. Duyarlı ve ağrılı deriyi sert gazlı bezler ya da kaba havlularla ovuşturmayın. Tepeleme dört çay kaşığı bikarbonat yani soda bir bardak soğuk suda eritilirse, yumuşatıcı ve koruyucu etki sağlar. Soğuk kompres, geçici bir rahatlık verir. Yanık deriyi ağır yağlı merhemlerle örtmeyin. Bu, bütün yanıklar için geçerli bir öneridir. Bugün güvenli kullanılabilecek bazı ağrı kesici merhemler vardır. Ama bunlar ve ağrı kesici ilaçlar doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır.
İyileştirici Güneş Yanığı Bakımları
Aloe veralı krem: Güneş yanığı için aloe veradan daha etkili bir içerik yoktur. Aloe vera, hem antibakteriyel olması hem de bağışıklık sistemini güçlendirmesi açısından son derece etkilidir.
Vitamin E: Antioksidanlardan biri olan vitamin E, güneş yanığının verdiği zararı iyileştirirken etkilerini de azaltır.
Vitamin C alımını arttırın: Diğer bir antioksidan olan vitamin C'nin alımını arttırmak iyileşmenize yardımcı olacaktır.
Karbonatlı banyo: 1 fincan karbonat eklenmiş soğuk su ile banyo yapabilirsiniz.
Güneş yanığı acısını azaltmak için bitkisel çözümler:
1 damla lavanta yağı ile 1 tatlı kaşığı yoğurt karıştırılarak macun kıvamına getirilir. Güneş yanıklarının olduğu bölgelere sürülür. 15 dakika kadar vücutta bekletildikten sonra ılık su yardımı ile temizlenir.
Yanık ciltler için şifa banyosu: 2 litre suyla yeşil çay, nergis ve papatyayı 2'şer tatlı kaşığı olmak koşuluyla ağzı kapalı bir kapta kaynamaya bırakın. Demledikten sonra soğumasını bekleyin ve ılık su dolu küvetin içine bu karışımı ekleyin. En az 20 dakika küvette kalmak şartıyla her gün yanıklar geçene kadar bunu tekrarlayın. Bu şifa banyosu ile birlikte yaralarınız hızla iyileşecektir. Unutmayın ki yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların yaralan iyileştirmede çok güçlü etkileri olduğu bilinmektedir.
Yağlarla gelen rahatlık
Yeşil çay, aloe vera suyu ve lavanta esansiyel yağları güneş yanığı vakalarında cildi serinletir ve iyileştirir.
60 ml demlenmiş yeşil çay
60 ml aloe vera suyu
1/4 tatlı kaşığı lavanta esansiyel suyu
Malzemeleri bir sprey şişesinde karıştırın. İyice çalkalayın. Yanık cildinize
bol miktarda püskürtün.
http://haber-sitem.blogspot.com/